Bilim Sağlık Teknoloji Spor Doğa Tarih Kültür Arkeoloji
 
 Bülten üyeliği
Ara:  
Tr-abc: ö ç ı İ ğ ş Ş ü
Focus'tan 2 ek birden...
Focus dergisi Nisan 2005 sayısında okurlarına çok özel 2 ek birden veriyor.

1- 90 yıl sonra gün ışığında
Osmanlı Ordusu'nun 1915 yılında subaylarına dağıttığı ''Düşmanının Tanı'' kitapçığı, tarihe ışık tutuyor. Çanakkale Savaşları'nın kahraman komutanlarından Bnb. Halis Bey'e ait bu belge, 90 yıl sonra Focus okurlarıyla buluşuyor... 16 sayfalık ek, haritaları, belgeleri ve istatistiksel verileriyle birlikte.
2- Dünya Bilim Müzeleri
Focus'un seçtiği dünyanın en ilginç bilim ve teknoloji müzesinde yolculuk yapmaya ne dersiniz? O zaman 16 sayfalık özel eki kaçırmayın.

Dünyanın en ilginç teknoloji ve bilim müzeleri eki

Focus'un seçtiği 15 müze...
Geçtiğimiz yüzyılda bilim müzelerinin misyonu; bilimsel bulguları düzenleyip korumak ve neredeyse didaktik bir ses tonuyla, insanlığın bilimsel keşifleri konusunda "sokaktaki adam"ı aydınlatmaktan ibaretti. Ancak son 20 yıldır, gelişen teknoloji ve sıra dışı sergileme teknikleri sayesinde bilim müzeleri, tozlu vitrinlerin ve boğucu mekanik düzeneklerin çok ötesinde; ziyaretçilerine gerçek bilimsel deneyimler sunmayı başarıyor. ''Yaparak öğrenme''nin değeri anlaşıldığından beri, bilim müzeleri birer oyun parkından farksız. Hem küçük, hem de büyük çocuklara hitap eden interaktif deneyler ve bilimsel oyuncaklar arasında neler yok ki...

Bu müzelerde, oturduğunuz yerden evrenin derinliklerindeki yıldızlara uzanabilir, milyonlarca yıl önce toprağa gömülmüş bir dinazorun kemiklerine dokunabilir, bir volkanın homurtusuyla sarsılabilir, hatta insan hücresinin içine girebilirsiniz. Yeni bin yılda önemli olmak isteyen hemen her büyük kentin; planetaryum, IMAX sinema salonları ve interaktif deney standlarıyla donatılmış havalı bir bilim ve teknoloji müzesi bulunuyor. İşte en klasiğinden en avangardına, en popülerinden en gizli saklısına kadar, dünyadan seçtiğimiz adresler... Sizlere ise şimdiden iyi eğlenceler.



Osmanlı Ordusu'nun "Düşmanını Tanı" kitapçığı
Osmanlıca ve Türkçe Tıpkıbasım

Focus Dergisi'nin Nisan 2005 sayısıyla birlikte verdiği bu küçük kitapçık, 1915 yılında, Çanakkale cephesinde bütün bir savaş boyunca düşmana direnen 5. Ordu'ya bağlı 27. Alay'ın 3. Tabur kumandanı Binbaşı Halis'e (Ataksor) ait bir belgedir. İçerdiği bilgilerin ayrıntısından Alman Genelkurmayı'nca hazırlandığını düşündüğümüz ve Türk Genelkurmayı tarafından tüm Osmanlı Ordusu subaylarına dağıtılmış olduğunu sandığımız bu kitapçık, I. Dünya Savaşı'nda Osmanlı Devleti'nin düşmanları olan tüm ülkelerin ordu-donanma birlik yapıları, işaret ve bayrakları ile üniforma özelliklerini ayrıntılarıyla göstermektedir. Halis Bey, kendi savaştığı cephedeki düşmanı (İngilizler) anlatan bölümü cildinden ayırarak kullanmayı tercih etmiş, ama diğer parçaları da itinayla saklamıştır. Çok sayıda dağıtılmış olması gereken bu kitapçık, başka nüshaları günümüze kadar ulaşmamış bir belgenin sağlam bir örneği olması açısından önem taşıyor. Bu nedenle, 90. yıldönümü nedeniyle, Halis Bey'in Çanakkale savaşı sırasında kullandığı bu parçayı aynen yayınlamayı uygun gördük.

Çanakkale muharebesi sırasında 27. Alay 3.Tabur komutanı olarak, 25 Nisan'da Gelibolu'ya ilk çıkan düşman askerlerini karşılayan kişi olan Yzb. Halis Bey, savaşın sonraki aylarında, bağlı olduğu 27. Alay'ın kumandanı Yb. Şefik Aker'in, Ağustos 1915'te Alb. Mustafa Kemal'den boşalan 19. Tümen kumandanlığına atanmasıyla, 27. Alay kumandanlığına getirilmişti.

Halis Bey, Harp Okulu'ndan mezun olduktan sonra, önce Trablusgarb, ardından Balkan harbi, Çanakkale ve daha sonra Milli Mücadele'de Fransız cephesinde (Diyarbakır-Urfa-Siverek-Mardin) Menzil Mıntıka Müfettişliği görevinde bulunmuş; genel bir ifadeyle "kısa sayılabilecek ömrünü muharebe meydanlarında geçirmiş" kahraman subaylarımızdan birisiydi. Fransızca-Almanca-Farsça ve Arapça dillerine vakıf olan ve Ziya Gökalp ile olan arkadaşlığı vesilesiyle Küçük Mecmua'da yazılar yayınlatan Halis Bey, savaşın gidişatını aktaran çok ayrıntılı bir de günlük tutmuştu. Bu değerli günlük, 1975 yılında oğlu Yılmaz Ataksor tarafından günümüz Türkçesi'ne çevrilerek kitaplaştırılmış ve "Çanakkale Raporu" adıyla yayınlanmıştır. Halis Ataksor'un "Diyarbakır Tarihinde Komuk Eli" adlı bir başka kitabı, "La Commune de Paris" (Paris Komünü) ve "Heredot Tarihi" (vefatıyla yarım kalmış) iki çevirisi vardır.

Vatana hizmet tutkusu emeklilik yıllarında da devam eden bu değerli subayımız köşesine çekilmek yerine 1925-33 yılları arasında Uşak belediyesinde mühendis olarak hizmet vermiş, Uşak kentine "Cumhuriyet'in ilk asfalt yolu"nu kazandırmıştı. Kentin alt yapı hizmetlerinde yıllarca açıkta yol ve kanalizasyon inşaatlarında çalışan ve bundan dolayı böbrek ve akciğer rahatsızlığına yakalanan Halis Ataksor, Milli Müdafaa Vekaleti'nin yardımıyla İstanbul'da tedavi edilip tekrar memleketine döndü ve yine aynı şekilde kanalizasyon, yollar, parklar yapmaya devam etti. Çektiği geçim sıkıntısı ve tekrar hastalanması üzerine bu kez İzmir valisinin yardımıyla tedavi ettirilmesine rağmen, ne yazık ki, genç sayılabilecek bir yaşta, 8 Ağustos 1933'te, 57 yaşında hayata gözlerini yumdu.

Focus dergisi 90 yıl önce Bnb. Halis Bey'in elinde tuttuğu bu belgeyi gün ışığına çıkarıyor ve belki de tarihin tozlu raflarında kaybolacak çok değerli bir belgeyi okurlarıyla tanıştırıyor.

Giriş yap
Kullanıcı adı:
Şifre:
Üye olmak için tıklayınız ↓

BİLİM İNSANLARI
Atomik kuvvet mikroskobu Subscribers Only
HI-TECH
Esnek gelecek Subscribers Only
PRİZMA
Formula-1 tekniğine sahip keklikler
SORU-CEVAP
Çürüyen meyve neden kahverengiye dönüşür?
X DOSYALAR
Bütün dosyalar