Bilim Sağlık Teknoloji Spor Doğa Tarih Kültür Arkeoloji
Ara:  

Yeni Mesaj Yaz   |  En Başa Git  |  Başlığa Git  |  Arama Önceki Mesaj  |  Sonraki Mesaj
EVRENİN VARLIĞI VE OLUŞUMU Bölüm 2
Mehmet Akyol (06-03-06 11:27)


MADDE ALEMİ “SÜREKLİ OLUŞUM VE DÖNÜŞÜM” YASASI DOĞRULTUSUNDA ŞU BEŞ UNSURLA VAROLUP ŞEKİLLENİR


1. İLKSEL ENERJİ ZERRECİK GURUBU
2. GİRDAP ( KARADELİK ) GURUBU
3. ATOM GURUBU
4. GALAKSİ GURUBU
5. YILDIZ GURUBU

Evrendeki madde alemi ve görüntüler dünyası, bu beş temel unsurla varolup şekillenerek madde alemini oluşturup varlığını ebediyen sürdürür. Bu unsurların varlığı, oluşum ve gelişimleri aşağıdaki gibi açıklanıp sınıflandırılabilir.


İLKSEL ENERJİ ZERRECİK GURUBU

İlksel enerji zerrecikleri, evreni kapsayıp dolduran madde öncesi temel enerji birimidir. Bu zerrecikler, çok küçük olduklarından dolayı görülmezler, tutulamazlar, bölünüp yok edilmezler, eksiltilemezler, çoğaltılamazlar, değişime uğratılamazlar, engellenip durduramazlar. Bunların üzerinde hiçbir işlem yapılamaz. Bu zerrecik gurubu temel iki unsurdan oluşur. Bu unsurlar şunlardır.

1. NEGATİF ENERJİ YÜKÜNE SAHİP PARÇACIKLAR.
2. POZİTİF ENERJİ YÜKÜNE SAHİP PARÇACIKLAR

a) Negatif enerji yüklü parçacıklar: İlksel enerjinin negatif enerji yüklü olan parçacıklarıdırlar. Negatif enerji, maddenin görünen yönünü oluşturur. Pozitif enerji ise, maddeye hayat ve can veren enerji yönünü oluşturur. İki enerji türü birleşmedikçe madde alemindeki hiçbir şey oluşup şekillenmez. Girdaplardan, galaksilerden, yıldızlardan ve maddenin somut haline kadar olan her şey, iki enerji unsurunun birliğiyle oluşmuştur ve oluşmaktadır.

b) Pozitif enerji yüklü parçacıklar: İlksel enerjinin pozitif enerji yüklü olan parçacıklarıdırlar. Pozitif enerji maddenin özünü ve hayat kaynağını oluşturur. Yani, maddeye hayat ve can veren yönüdür. İki unsur birleşmedikçe madde alemindeki hiçbir nesne ve oluşum oluşmaz. Her şey, bu iki enerji türünün çeşitli hal ve evrelerle oluşan birleşiminden meydana gelir ve gelmektedir. Onun için, bu iki enerji türünün yansımalarını madde aleminin her anında ve her yönünde görmekteyiz. Örneğin; ışık ile karanlık. Artı ile eksi. İyilik ile kötülük gibi bir sürü şey sayılabilir. Bunların hepsi bu iki enerji unsurunun yansımalarıdırlar.

İlksel enerji zerrecik gurubu, bu iki unsurdan meydana gelir ve evrendeki madde aleminin temelini bu iki zerrecik türü oluşturur. Bu enerji zerrecikleri, sürekli oluşum ve dönüşüm yassının çeşitli işleyiş şekliyle bir araya gelip öbekleşerek, maddenin çeşitli şekillerini oluştururlar. Bu iki unsur birleşmedikçe ve bir araya gelmedikçe, madde alemindeki hiçbir şey oluşmaz. Bu zerreciklerin negatif yönü maddeyi, pozitif yönü ise maddedeki enerjiyi oluşturur. Kısacası, evrendeki her şeyin özünde ve temelinde bu iki zerrecik türü vardır. Bunların dışında evrende hiçbir şey yoktur. Bunlar, çok küçük ve görünmez olduklarından dolayı, asla bölünüp parçalanmazlar ve yok edilemezler. Aynı zamanda, madde aleminde bu zerrecikleri durdurup, engelleyip, tutabilecek kadar yoğun olan hiçbir şey yoktur. Canlılardaki ruhlar da bu zerreciklerden oluşmuşlardır. Bu zerrecikler her şeyden kolaylıkla geçerler ve madde aleminde bu zerrecikleri tutabilecek kadar yoğun olan hiçbir madde şekli ve türü olmadığı için, bunlar engellenip durdurulamazlar ve alı konulamazlar. Bu zerrecikler, çok küçük olduklarından dolayı maddenin her türünden kolaylıkla geçerler ve hiçbir engel tanımadan evrende sürekli ve serbestçe dolaşırlar. Çünkü, hiçbir madde parçası bu zerrecikleri tutabilecek kadar yoğun ve sık değildir. Bu zerrecikler, enerji yükü bakımından çok zayıf oldukları için, birbirlerinin üzerlerinde çok az etkileri vardır. Bunlar, evrende dolaşırlarken birbirine denk gelen benzer unsurlar çok düşük bir etkide bulunarak birbirlerini itip uzaklaşırlar. Zıt unsurlar da çarpışırlar. Çarpışmanın şiddetiyle de birleşip, iki kutuplu parçacıklar haline dönüşürler. Bu şekilde, sürekli olarak iki kutuplu sayısız parçacık meydana gelir. Meydana gelen iki kutuplu bu parçacıklar belli bir güce sahip olduklarından dolayı çekme ve itme kuvveti bakımından daha güçlüdürler ve bunların birbirlerini çekip, itmelerinden dolayı evrenin her yerinde sayısız küçük girdapçık oluşur. Böylece, girdap gurubunu oluşturan alt gurup girdapçıklar oluşup, birincil atomları ve atom altı olan temel parçacıkların oluşmasını sağlarlar. Oluşan birincil atomlar ve atom altı parçacıklar, enerji bakımından daha güçlü olduklarından, çeşitli çap ve büyüklükteki sayısız büyük girdabın oluşmasına sebep olurlar. Böylece, girdap gurubunun çeşitli üyeleri meydana gelerek, evrendeki madde alemini şekillendirip oluştururlar.


GİRDAP GURUBU

Girdap ( karadelik ) gurubu olmadan evrendeki madde alemi şekillenmez ve görüntüler dünyasındaki hiçbir varlık oluşamaz. Görüntüler dünyasını oluşturan bütün varlıklar, oluşum ve varlıklarını bu girdaplara borçludurlar. Girdap gurubu kendi arasında üç tür girdaptan oluşur. Bunları kısaca aşağıdaki gibi sınıflandırabiliriz.


1. ALT GURUP GİRDAPLAR.
2. ORTA GURUP GİRDAPLAR.
3. ÜST GURUP GİRDAPLAR.

a) Alt gurup girdaplar: Bunlar, zıt olan ilksel enerji zerreciklerinin çarpışıp birleşmeleriyle ulaştıkları belli bir güçle, itme ve çekme kuvvetlerinden dolayı, benzer parçacıkların üzerinde oluşturdukları etkiyle oluşan en küçük (karadelikler) girdapçıklardır. Girdaplar, evrende oluşan manyetik fırtınalardır. Yeryüzündeki fırtınaların hortumlara dönüşmüş hali gibidirler. Bu nedenle, çok güçlüdürler. Alt gurup girdapçıklar nedeniyle, önceden oluşmuş olan iki kutuplu zerrecikler, toplanıp sıkıştırılarak bir arada durmaları sağlanırlar. İki kutuplu zerreciklerin oluşturduğu çeşitli çap ve güçteki bu girdapçıklar birincil atomlarla atom altı olan temel parçacıkları oluştururlar. Bu parçacıklar birincil atomlardır. Böylece, temel atom çekirdekleri ve atom altı parçacıkları oluşarak daha büyük, hatta devasa büyüklükteki girdapların oluşmasına sebep olurlar. İki kutuplu ve iki tür enerji yüküne sahip olan parçacıkların benzer parçacıklarla kendi kendilerine birleşmeleri çok zor hatta olanaksızdır. Çünkü, böyle iki parçacık hızla birbirlerine yaklaştıklarında, belli bir mesafeden sonra itme kuvveti baskın gelerek, çarpışmayı ve birleşmeyi engeller. Böylece, bu iki kutuplu parçacıkların kendi kendilerine bir araya gelmeleri olanaksız olur. Ki, bu olanaklı olsaydı evrendeki her şey tek bir bileşene dönüşürdü. Ancak, oluşan girdaplar bu parçacıkları şiddetli bir baskıyla birbirlerine yaklaştırıp, zorlayarak hem değişime uğratırlar ve hem de bir arada durmalarını sağlarlar. Onun için, girdaplar (karadelikler) her çeşit madde oluşumunun oluşması için vazgeçilmez temel unsurlardır. Girdap gurubu olmasa, madde aleminde görünen hiçbir şey oluşamazdı. Alt gurup girdaplar oluşarak, birincil atom olan temel atom çekirdeklerini, yani atom altı olan temel parçacıkları oluştururlar.

b) Orta gurup girdaplar: Alt gurup girdapların oluşturdukları atom çekirdekleri ve atom altı temel parçacıklarının enerji yüklerinin fazlalığı nedeniyle daha büyük çaplı bir etkileşime girerler ve böylece, devasa büyüklükteki orta gurup olan galaksi girdaplarını oluştururlar. Oluşan devasa büyüklükteki orta gurup girdaplar, etrafta bulunan atom çekirdeklerini ve atom altı parçacıklarını hızla toplayarak, bir araya getirip, sıkıştırarak birbirlerine yaklaştırıp, ısınmalarını sağlarlar. Böylelikle, uzun süreler boyunca bu girdaplar içlerine muazzam miktarlardaki birincil atomları ve atom altı parçacıkları çekerek yoğunlaşırlar ve belli bir süre sonra da, doyuma ulaşırlar. Doyuma ulaşan girdapların merkezinde toplanıp, sıkışarak ısınan parçacıklar, genleşip gevşeyerek top yekun bir patlama ile parçalanırlar. Böylece, oluşan orta gurup girdap kuasar’a dönüşerek görünür hale gelir. Girdap, kuasar olarak da uzun süre etraftaki atom ve atom altı parçacıkları içine çekerek parçalar ve parçalanan atom ve atom altı parçacıklarından savrulup ayrılan parçacıklar yüksek ısı ve ışığa neden olurlar. Bu ortamda parçalanan atomların parçacıklarıyla diğer sağlam atomlar beslenerek güçlenirler ve belli bir enerji yüküne sahip olan bu atomlar, birer parçacığı uydu edinerek kendi manyetik alanlarını oluşturup topluca girdabın dışına etrafa doğru yayılırlar. Etraflarına birer parçacığı uydu edinen birincil atomlar ikincil atom türü olan hidrojen atomuna dönüşürler. Böylece, ikincil atom türü orta gurup girdaplarda meydana gelir. Kuasarların merkezinde sürekli parçalanan birincil atomlar nedeniyle milyarlarca derecelik ısı meydana gelir. Buda sağlam kalan diğer atomların beslenip güçlenmelerine ve böylece ikincil atomlara dönüşmelerine sebep olur. Kuasarlarda, sadece ikincil atomlar meydana gelirler. Üçüncül atomlar da yıldız oluşumundaki tepkimelerden ve yoğunluktan meydana gelirler. Galaksileri oluşturan girdaplar, kuasar şeklinde uzun süre hidrojen atomlarını üretip etrafa salarlar. Etrafa yayılan hidrojen atomları çoğalıp yoğunlaştıkça, içlerinde oluşan üst gurup girdapların oluşmalarıyla gaz bulutu belli oranda toplanarak, sıkıştırılıp, yoğunlaştırılarak yıldızlara dönüştürülür. Galaksi merkezlerinde ancak ikincil atomlar olan hidrojen atomları oluşurlar. İstisnai olarak bazı noktalardaki tepkimelerden dolayı çok az da olsa helyum atomları da oluşabilirler. Ama, bu genel bir durum değil, nadir olan bir durumdur. Orta gurup girdaplardaki toplu atom parçalanmaları esnasında çok az sayıda helyum atomları oluşurlar.

c) Üst gurup girdaplar: Üst gurup girdaplar, kuasarların merkezinde oluşup etrafa madde altı gazı şeklinde yayılan hidrojen atomlarının oluşturduğu gaz bulutu içinde oluşan ve hidrojen atomlarını bir araya toplayıp sıkıştırarak yoğunlaştıran ve yıldızlara dönüştürüp, maddenin oluşmasına son şeklini veren girdaplardır. Bu girdaplar sayesinde yıldızlar oluşurlar. Üst gurup girdaplar olmasa yıldızlar ve dolaysıyla gezegenler ve de madde oluşup şekillenmezdi. Oluşan yıldızlar da, uzun süre etraflarına enerji yayarak enerjilerini büyük oranda tüketip, yoğunlaşıp, sıkışarak küçülüp soğumaya başladıklarında kabuk bağlayarak, gezegenlere dönüşürler. Yıldızlar, uzun süren faaliyetleri süresince, içlerinde meydana gelen tepkime ve patlamalarla daha fazla parçacık içeren helyum atomları oluşurlar. Zamanla giderek diğer atomların parçalanma ve tepkimeleriyle helyum atomları da hem parçacık bombardımanıyla beslenerek hem de tepkime yoluyla birleşip daha çok gelişip, daha çok parçacık yüklenerek, üçüncül atomların diğer unsurlarını ve gelişmişlerini oluştururlar. Böylece, gelişmiş olan madde atomları gezegen oluşumu esnasındaki yoğunlukta oluşmuş olurlar. Yıldızlar soğuyup kabuk bağladıktan sonra, dışarıya fazla enerji veremedikleri için, içlerinde çok yüksek ısı meydana gelerek birikir. Böylece, yüksek ısı ve hareketlilikten dolayı mevcut atomlar daha çok beslenme ve birleşme imkanı bularak, daha gelişirler ve daha çok parçacık toplayarak ileri derecedeki gelişmiş ve enerji yükü bakımından en güçlü, en ağır ve en büyük olan atomları oluşurlar. Böylece, madde alemindeki her şey, bu üç girdap türü ile oluşup şekillenerek, görüntüler dünyasını oluşturur. Yıldızlar kabuk bağlayıp gezegenlere dönüşünce, içlerinde daha fazla ısı oluşup daha yoğun tepkimelerin oluşması kaçınılmaz hale gelir. Böylece, diğer atom gurupları gezegenin kalınlaşan kabuğundan dolayı bir yere kaçamadıkları için, tepkime ile birleşip gelişmiş olan üçüncül atomların diğer bütün üst bireylerini oluştururlar. Yıldız soğuyup kabuk bağlamadıkça, gelişmiş olan üçüncül atom türleri oluşmazlar. Zira, galaksi oluşumlarındaki patlamalardan dolayı, diğer atomlar sağa sola doğru sıçrayarak atom birleşmelerinin çok düşük seviyede gerçekleşmesine neden olurlar. Ama, yıldız soğuyup kabuk bağladığında, dışarıya fışkırma yanardağlarla olsa da, aşağıda atomlar kaçacak yer bulamadıklarından dolayı, oluşan muazzam derecedeki tepkimelerin sonucunda birçok atom birleşerek gelişmiş atomları oluştururlar. Böylece, gelişmiş olan üst sınıf madde atomları yıldızın kabuk bağladıktan sonrasındaki gezegen oluşumu esnasında oluşurlar.

Kısacası, atom çekirdekleri ve atom altı temel parçacıklar olan birincil atomlar, alt gurup girdapçıklarla oluşurlar. İkincil atomlar, galaksileri oluşturan girdapların patlayıp kuasara dönüşmeleriyle merkezde oluşan patlama ve parçalanmanın oluşturduğu yüksek ısı ve hareketlilikten dolayı oluşurlar. Üçüncül atomlar da, yıldız oluşumlarında ve yıldızların tepkime ve patlamalar sonucunda zamanla yoğunlaşıp soğuyarak gezegene dönüşmesi esnasında oluşurlar. Böylece, alt, orta ve üst gurup girdaplarla madde alemindeki bütün oluşumlar oluşup evrendeki yerlerini alırlar. Ayrıca, ömürlerini tüketerek atıl hale gelen galaksi ve yıldız kümeleri de, yeni girdaplarla öğütülerek, madde altı gazına dönüştürülüp, yeni oluşumlara dönüştürülerek tekrar hayat sahnesine dahil edilirler. Böylece, madde alemindeki hiçbir şey zayi olmaz veya atıl halde kalmaz. Ayrıca, galaksi girdabının dışında oluşan orta gurup girdapların küçükleri de büyük yıldızların oluşumuna neden olurlar. Ama, bunlar normal evrimini tamamlayıp gezegenlere dönüşmezler. Bunlar, genelde patlayıp parçalanarak veya dağılarak küçük gaz bulutu şeklinde evrendeki yerlerini alırlar. Ya da, patlamayla çekirdek etrafındaki maddeden kurtularak cüceleşir ve zamanla ikinci bir patlamayla çekirdekleşen öz, serbest kalarak hızla kendi etrafında dönmeye başlayarak, yeni bir girdabın oluşmasını sağlar.



ATOM GURUBU

Atomlar üç guruptan oluşurlar. Bu üç gurup atomun son gurubuyla madde şekillenip somutlaşır. Atom gurubu, atomları ve atom çekirdeklerini meydana getiren nötron, proton, elektron ve benzerleri gibi asli unsurlarla, asli unsurların parçalanmasıyla oluşan parçacıkları içerirler. İlksel enerji zerrecikleri atom ailesine dahil olmayan enerji zerrecikleridirler. İlksel enerji zerreciklerinin dışındaki bütün atom ve atom altı parçacıklar, atom gurubuna dahil olan oluşumlardır. Atom altı parçacıklardan girdapla oluşmayan parçacıklar, sonraki galaksi ve yıldız oluşumlarındaki atom parçalanmalarıyla oluşmuş olan parçacıklardır. Atom altı temel parçacıklar başlıca nötron, proton, elektron ve benzerleri gibi girdapçıklarla oluşmuş olan iki kutuplu ve iki tür enerjiyi bir arada ve dengeli bir şekilde barındıran temel parçacıklardır. Diğerleri sonraki patlama ve atom parçalanmalarında oluşmuş olan parçacıklardır. Ki, onlarda iki tür enerjiyi içeren enerji dengesi yoktur. Atomların oluşması ve yapısı aynen yıldızların oluşması ve yapısı gibidir. Yıldızlar, nasıl oluşup bir sistem oluşturuyorlarsa, atomlar da aynı şekilde oluşup bir sistem oluştururlar. Kısacası, yıldız sistemleri atom sistemlerinin kopyasıdırlar. Atom sistemleri de yıldız sistemlerinin örneğidirler. Atomları anlayıp öğrenmek için, yıldız sistemlerini ve yıldız gurubunu iyi incelemek ve bilmek lazımdır. İkisinin arasında yapı ve oluşum şeklinde hiçbir farklılık yoktur. Yıldız gurubunda nasıl irili ufaklı cisimler varsa, atom gurubunda da durum aynıdır. Meteor ve şekilsiz göktaşları yıldız gurubunun parçalanan üyelerine ait parçacıklar olduğu kadar, atom altı temel olmayan parçacıklar da parçalanan atomların parçacıklarından oluşan kalıntılarıdır. Atomları anlamak istiyorsak yıldız gurubunu iyi incelemeliyiz. Yıldız gurubunu anlamak istiyorsak, atom gurubunu iyi incelenmemiz ve anlamamız gerekir.

Atomlar, alt, orta ve üst gurup girdaplar vesilesiyle üç evrede ve üç şekilde oluşurlar. Oluşan bu atomlar madde aleminin temel taşıdırlar. Atomlar da, varlıklarını girdaplara borçludurlar. Atom türlerini kısaca aşağıdaki gibi sınıflandırabiliriz.

1. BİRİNCİL ATOMLAR
2. İKİNCİL ATOMLAR
3. ÜÇÜNCÜL ATOMLAR

a) Birincil atomlar: Birincil atomlar, ilksel enerji zerreciklerini oluşturan zıt parçacıklarının çarpışarak birleşip, belli bir güce ulaşan iki kutuplu parçacıklara dönüşmesiyle, birbirleri üzerinde oluşturdukları itme ve çekme kuvveti nedeniyle, oluşturdukları küçük girdapçıklarla, bir çok parçacığı bir araya toplayıp sıkışarak, bir arada durmalarını sağlayarak, oluşturdukları çeşitli çap ve büyüklükteki uydusuz oluşumlardan oluşurlar. Oluşan bu oluşumlar, kısaca nötron, proton, elektron gibi temel atom ve atom altı parçacıkları içeren birincil atomlardır. Girdapçıklarla oluşmayan parçacıklar, sonraki atom parçalanmalarıyla oluşmuş olan atom kalıntılarıdırlar. Girdapçıklarla oluşan bütün parçacıklar çift enerji yüküne sahip olan parçacıklardır ve bunlar birçok ilksel enerji zerreciğinden oluşurlar. Yıldızlar, gezegenler ve uydular nasıl çok çeşitli çap ve büyükte iseler, atomlarda da durum aynıdır. Yıldızlar birer girdapla oluşarak, soğuyup gezegen ve uydulara dönüşüyorlar. Birincil atomlar da tamamen birer girdapçıkla oluşup zamanla enerjilerini belli oranda yitirerek, yıldızlarda olduğu gibi çeşitli evrelerle başkalaşırlar ve enerji bakımından zayıflayıp hacimce de küçülürler. Birincil atomlar uydusuz yıldız, gezegen ve uydular gibidirler. Yeni oluşan birincil atomlar da yıldızlar gibi enerji yüklüdürler. Zaman geçtikçe enerjilerini kaybedip gezegenler gibi olurlar. Atomlar da yıldızlar gibi çeşitli çap ve boydadırlar. Ayrıca, meteor ve göktaşları nasıl düzensiz oluşumlarsa, yıldız ya da gezegenlerin parçalanmasıyla oluşmuşlarsa, atomların galaksi ve yıldız oluşumlarında parçalanmalarıyla da atom altı olan düzensiz parçacıklar oluşurlar. Düzenli olan irili ufaklı bütün parçacıklar, birincil atom gurubuna dahildirler. Düzensiz, oransız ve dengesiz bir enerji yüküne sahip olan parçacıklar da atom altı parçacık ve kalıntılarıdırlar. Bir girdapla oluşan bütün atom, yıldız ve diğer bütün oluşumların özünde eşit oranda negatif ve pozitif enerji vardır. Bu denge bozulduğu anadan itibaren o nesne dağılıp, parçalanır veya başkalaşıp kararsızlaşır. Ancak enerji yönünden dengeli olduğu veya dengeli hale geldiğinde kararlı hale gelir. Fazla kararsız kalması veya zayıflaması durumunda bir unsur diğerine baskın gelerek oluşumu çökertir. Dolaysıyla, ana unsurların tamamında zıt enerji dengesi vardır. Oluşan birincil atomların tamamı iki kutuplu parçacıklardan oluşurlar ve bünyelerinde birçok parçacık içerdikleri için enerji yükü bakımından daha güçlüdürler. Böylece, çeşitli çap ve büyüklükteki devasa büyüklükteki girdapların (karadelik) oluşmasına sebep olurlar. Bu vesileyle, madde giderek şekillenip evrendeki yerini almaya başlar.

b) İkincil atomlar: İkincil atomlar, orta gurup galaksi girdaplarında oluşurlar. Birincil atomların oluşturdukları devasa büyüklükteki girdaplarda toplanıp beslenen birincil atomlar, etraflarına birer parçacığı uydu edinip ikincil atomlara dönüşerek, kendi manyetik alanlarını oluşturup, galaksi girdabının çekim gücünden kurtularak, madde altı gazı şeklinde galaksi merkezinin dışına doğru, her yana yayılarak yerlerini alırlar. Böylece, madde yapısının temel taşı olan ikincil atomlar oluşmuş olurlar. İkincil atomlar, hidrojen atomları olan basit atomlardır. Oluşup madde altı gaz bulutu şeklinde galaksi merkezinin dışına çıkan ikincil atomlar, etrafta yoğunlaştıkça içlerinde oluşan üst gurup girdaplarla toplanıp, sıkıştırılarak, yoğunlaştırılıp yıldızlara dönüştürülürler. Yıldız oluşumlarında da, üçüncül atomlar oluşurlar. Etrafına uydu alan herhangi bir nesne kendi manyetik alanını oluşturduğu için, girdapların etkisinden büyük oranda kurtulur ve merkeze doğru çekilmekten kurtulur. Ayrıca, etrafında uydu olan atomlar girdapların oluşumuna sebep olamazlar. Girdapların oluşumuna sebep olanlar birincil atomlar ile iki kutuplu ve uydusuz olan ilk oluşan uydusuz parçacıklardır. Uydularını kaybeden veya zayıflayan atom, yıldız, gezegen ve diğer uydular, girdaplara doğru daha kolay çekilip öğütülürler. Galaksi girdabında uydu edinen bütün birincil atomlar kolaylıkla girdabın dışına etrafına doğru yayılabilirler. Bunlar uydu edinmedikçe girdabın dışına çıkamazlar. Ancak, girdap doyuma ulaşınca kısmen çıkabilirler. Uydu edinen birincil atomlar, galaksi merkezinin dışına çıkıp yoğunlaştıkça içlerinde üst gurup girdaplar oluşarak, onları toplayıp yıldızlara dönüştürür. Böylece, yıldızlarda üçüncül atomlar oluşurlar.

c) Üçüncül atomlar: Üçüncül atomlar, üst gurup girdapların oluşturdukları yıldızlarda oluşurlar. Galaksi merkezinin ürettiği birincil atomların gaz bulutu şeklinde galaksi merkezinin etrafına yayılmasıyla içlerinde oluşan üst gurup girdaplar bu madde altı gaz atomlarını toplayarak, sıkıştırıp, yoğunlaştırdıktan sonra yıldızlara dönüştürürler. Yıldızlarda da, oluşan sürekli tepkime, parçalanma ve patlamalar sonucu oluşan yüksek ısıda genleşip gevşeyen ikincil atomlar, parçacık ve atom yağmuruyla beslenip, birden fazla parçacık ve uydu edinerek, üçüncül atomlara dönüşmeye başlarlar. Yıldızlarda, atomlar yoğunluktan dolayı patlamalar sonucunda fazla sıçrayıp uzaklaşmadıkları ve ısınıp gevşedikleri için, savrulan diğer atomlarla birleşirler veya savrulan parçacıkları içlerine alırlar. Böylece, daha çok parçacık içeren gelişmiş atomlara dönüşürler. Bu işlem yıldız soğuyana kadar devam eder ve yıldız soğuyup kabuk bağladıktan sonra etrafa fazla ısı yaymadığı için, içinde muazzam derecede ısı birikir. Böylece, tepkime ve patlamalarla beslenen veya yoğunluktan dolayı kaçamayıp birleşen atomlar, daha gelişmiş olan madde atomlarına dönüşerek enerji ve hacim olarak daha büyük ve daha ağır element atomlarına dönüşürler. Bu esnada, bu atomlar daha büyük enerji yüküne sahip olduklarından dolayı etraflarına birden fazla parçacığı uydu edinirler veya birleşen atomların uyduları tek çekirdek haline gelmiş çekirdeklerin uyduları olarak yerlerini alırlar. En gelişmiş atomlar, yıldız soğuyup gezegene dönüştükten sonra kabuk altındaki yüksek ısı ve sıkışıklığın yarattığı tepkimelerle birleşip, gelişmiş atomlara dönüşerek çeşitli madde özlerini oluşturur hale gelirler. Üçüncül atomların oluşması için, galaksi merkezi gibi, milyarlarca derecelik ısıya ihtiyaç yoktur. Üçüncül ve gelişmiş atomların oluşabilmesi için, sıcak, yoğun, sıkışık ve kapalı bir ortam gereklidir. Buna en uygun ortam da, soğuyup, kabuk bağlayarak, gezegene dönüşmeye başlamış olan yıldız halidir. Zamanla yıldız iyice soğudukça, kabuğu kalınlaşır ve gezegene dönüşür. Gezegene dönüştükçe de, madde daha somut hale gelir. Gezegende madde atomları somutlaşırken, yanardağlardan fışkıran gazlar da gezegenin etrafını kaplayıp zamanla atmosfer katmanlarını ve suyu oluştururlar. Böylece, gezegen yaşamsal özellik kazanmaya başlayarak, üzerinde zamanla hareketli ve hareketsiz yaşam oluşmaya başlar.

Bu Mesajı Cevapla Daha Yeni Başlıklar  |  Daha Eski Başlıklar

Giriş yap
Kullanıcı adı:
Şifre:
Üye olmak için tıklayınız ↓

BİLİM İNSANLARI
Atomik kuvvet mikroskobu Subscribers Only
HI-TECH
Esnek gelecek Subscribers Only
PRİZMA
Formula-1 tekniğine sahip keklikler
SORU-CEVAP
Çürüyen meyve neden kahverengiye dönüşür?
X DOSYALAR
Ekoloji:
* Bölüm IV: Genetik iş başında…Türlerin korunmasında moleküler biyoloji…
Yüzüklerin Efendisi:
* Farklı bakış açılarıyla Yüzüklerin Efendisi
Altın:
* Bölüm IV: Dünyayı parmağında oynatan maden
Bütün dosyalar

[ Anasayfa Bize Ulaşın Künye Copyright İş Fırsatları ]
© Bu site, Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş. tarafından T.C. yasalarına uygun olarak yayınlanmaktadır.
Sitenin isim ve yayın hakları Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş.'ye aittir. Sitede yayınlanan yazı, fotoğraf, harita, illüstrasyon ve konuların her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz.
Bu bir Doğan Burda Digital servisidir.